Kendimi bildim bileli sesi hep yüksek çıkan biriyimdir. Beni zorlayan bir şeyleri çoğunlukla konuşarak kimi zaman da yazarak çözmenin yollarını ararım. Ama eğer hissettiğim duygu benim başa çıkamayacağımı hissettiğim kadar yoğunsa işte o zaman tüm kapılarımı kapatıp kendi sesimi duymaya çalışırım. Böyle söyleyince çok uslu geldi ama o kapıları çarpa çarpa kapatıp arkasında artık gözümde yaş kalmayana kadar ağlarım. Uzun uzun zamandır kapılarımı çarpmamıştım.
Aslına bakarsan sevgili blog bundan 3-4 ay önce bir anda şak diye suratıma kapadı bütün kapılarını çok sevdiğim bir arkadaşım. Anlamadım, ne olduğunu sordum, çırpındım, arkadaşlığımı korumaya çalıştım kendimce. Sonra öğrendim ki benim o korumaya, kurtarmaya çalıştığım arkadaşlığım için yaptığım tüm çabalar meğer onu boğuyormuş, hesap soramazsın sen bana olarak döndü oklar bana. O kadar uzun zaman gücümü ne olduğunu anlamaya harcadım ki benim şahsıma yaptığı saygısızlığı görmedim. Belki ona konduramadığım için de göremedim.
Ağladım hem de günlercee. Uyudum, eve kapandım. Çünkü her yerde gözümün gördüğü her yerde ondan bir iz, bir anı vardı. Bu şehir onunla var olmuştu. Ama şimdi bir açıklama bile yapmadan arkasına dönüp gitmişti. Ben günlerce kendimi suçlar, acı çeker ve üzülürken bir defa bile sen nasılsın demedi ve ben bekledim. Sahi bizi bu kadar da yıpratan beklemek değil mi? Kızdım kendime, seni düşünmeyen biri için bu kadar emeği neden harcıyorsun diye azarladım kendimi, hatta sosyal medyadan kısıtladım😅, görmek istemedim. Sonra bir gün ufak bi kuş gibi çırpınıp duran kalbimin nasıl da sakin kaldığını fark ettim. O günden sonra ben veya o suçlu diye düşünmeden demek ki bu arkadaşlığın yolu buraya kadarmış, O bi seçim yaptı sıra sende kızım dedim. Dilimin söylediğini kalbimin de söylediğini görmek çok şaşırttı beni. Velhasıl, ben arkadaşımın yasını tuttuğumu artık onu da kendimi de özgür bıraktığımı anladım. Ama çok zormuş. Ara ara dalıp gidiyorum, fikrine ihtiyaç duyduğum, sohbetini özlediğim zamanlarda artık hayatımda yeri olmadığını kabullenmek birazcık üzüyor doğrusu. Kalbimin kabul ettiğini aklım almıyor hala. Ama biliyorum ki herkes hayatta kendi seçimlerini yaşıyor. Bende kendi seçimimi yapıp önüme bakıyorum.💪
Özlüyorum ve üzülüyorum dediysem de sen çok da aldırma bana. Alışkanlıkların değişmesi zaman alır tabi ki. Bu bloğu ilk açtığımda buzdağının ardına giderken yolda heybeme anı ve tecrübe toplamaktı amacım. Bu olay ömrümün son üç dört yıllık zamanında edindiğim ve heybeme eklediğim en ağır tecrübe oldu. Bissürü şey öğrendim, öğrenmeye devam ediyorum. Hayatıma yeni insanlar alıyor kimisiyle çok da kişiliklerimizin uygun olmadığını fark edip mesafe koyuyor, kimisini yakından tanımak istiyorum. Sınırlarımı keşfediyor, bol bol gülüyorum, 🤗arada bi durup kırık bir tebessümle bakıyorum geçmiş anılarıma. Sonuç olarak yaşıyorum sevgili blog. Şu ara pek konuşacak kimsem yok. Bu da sana sık sık gelebilirim demek;)
Bir sonraki görüşmeye kadar kendime iyi bakacağım söz
Yorumlar
Yorum Gönder