
Ah ne uzun ne hızlı geçmiş zaman. Durup dışardan bakmadığın sürece insan ''Yahu ne oluyor'' diye sormayı unutuyor sanırsam. İşte son on dakika da bana olan da tam olarak bu. Eski yazılarımı ve sayfamı bulmak. Bende ve dünyada neler neler oldu bir bilsen sevgili blog 👀
En son yeni bir şehirde adaptasyon sürecimde zorlanmalar yaşıyormuşum. Bloğumu okudum tabi ki 😉 Şimdi ise yeni şehrime alışamadan bir adet salgın ile bir yılı geçirdim. Daha iki üç aylık çiçeği burnunda bir danışmanken salgın sebebiyle bana upuzun gelen bir ara verdik. Sonra geri döndük ama ne yapacağız, bundan sonra nasıl devam edecek sorularıyla herkesin kafası karışmış durumda. İşin açıkçası ben dahil karar veren birimler bile ne yapacağı konusunda net değil. Biraz dert yanmayayım mı o kadar zaman sonra sevgili blog.
Velhasıl hala devam eden çok da inatçı bir salgınla mücadele ediyorum(z). Ama güzel haber ben buraya çoktan alıştım. Küçük bir şehir, sakin, huzurlu, temiz bir havası var benim gördüğüm kadarıyla ve benim için en önemlisi iyi insanlara denk geldim... Ne kadar büyük bir nimet iyi insanlara denk gelmek eğer bu satırları okuyacak birileri varsa hak verecektir bana. Yormayan, bir akış içinde yaşıyormuş gibi hissediyorum. Tamam itiraf edeyim bazen erkenden emekli olduğumu da hissetmiyor değilim🤭 Sanki çoktandır buradaymışım ve buraya aitmişim gibi hissediyorum. Ve bu hisse bayılıyorum.
Sana bu satırları kendi okulumdan yazıyorum uzun zaman sonra. Daha anlatacağım çok şey var. Kimileri için hikayesini dinleyen olur mu bilmeden de anlatmak iyileştirir ya benim de aynen öyle. Zaten bizim mesleği yapanlar için hep ''Kendi yarasını başkasının yarasını iyileştirerek tedavi eder.'' derler.
Herkesin hayata baktığı bir penceresi var. Pencere önünü çiçeklendirmek de tamamen bizim elimizde. Yaşamın herkese eşit şanslar vermediği gerçeği bir parça üzüyor beni. Başkalarının acılarını görmek hem canımı acıtıyor hem de bir şeyler yapmalısın, yaşam sadece yiyip içip eğlenmeye odaklandığın bir yer olmamalı derdine düşürüyor beni. O dert olmadan da insan olur muyuz ki. İnsanları ve yaşamda bir anlam aramayı, dert edinmeyi seviyorum. Hayatı toz pembe yaşayan bir masal kahramanının gerçekler dünyasında var olma çırpınışları benimki de🤷♀️ O zaman benim için de gerçek dünyaya hoş geldin diyelim.
Yorumlar
Yorum Gönder