Nedir Buzdağı'nın Ardı
Bu soruya verebileceğim cevap aslında fazlasıyla kişisel. Zannımca
herkesin farklı adlandırdığı bir buzdağı var yaşamında. Maslow’un kendini
gerçekleştirme dediği sürece ben buzdağının ardı diyorum sadece.
Psikolojide sık kullanılır buzdağı metaforu. Ancak ardından
ziyade dibi araştırmalara konu olmuştur.
Denilir ki; insan kişiliğinin en alt
katmanları, hatırlayamadığı, adlandıramadığı belki de bastırdığı yanları hep
diptedir.Oysa buzdağının ardında ne olduğunu merak eden pek kimseye rastlamadım
doğrusu.
Ama bilirim ki yaşam ister baş rolünde ister kenarında
izleyicisi olayım akıp giden bir nehir benim için. Zaman içinde nehrin farklı kollarının olması gibi farklı
yaşamlarla kesişir yolumuz. Her karşılaştığım kişi bir şekilde değer hikayeme.
Ya birbirimize güç olur, daha coşkun akarız yada engel olup bir süre daha
zorlaştırırız akışımızı.
Ben yaşamımı bahsettiğim nehir boyu giden bir seyyaha
benzetirim. Yolun ne getireceğini düşünmeden giden.
İşte buzdağının ardı benim için nihai varış noktası. Ben
buzdağının ardında neyi arıyorum veya neyi bulmayı umuyorum diye sıkça sorarım kendime. Bir gün ulaşırsam o dağın ardına beni ne bekliyor sorusuna net bir cevabım yok aslında.
Ne bekliyor bizi bu sayfada diye soran olur mu bilmiyorum
ama ben yine de söyleyeyim. Burada bir seyyah olan benim heybemde
biriktirdiklerimi bulabileceksiniz.
Ne mi var heybemde. Tek kelimeyle ; yaşam…Buzdağının ardına ulaşana kadar biriktirdiğim hikayeleri,
tecrübeleri, önerileri ve gözlemleri…
Birde unutmadan ben, işi
insana değmek olan ve onların yaşamlarında dokunuşları bulunan bir psikolojik danışmanım. Tabi ki öğrendiğim
bilimsel gerçekleri paylaşmadan edemeyeceğim.
Sonuç olarak bu blogda yolunun daha çok başlarında olan bir psikolojik danışmanın penceresinden
izleyeceksiniz yaşamı.
Yorumlar
Yorum Gönder